Gülnara İnanc – Kuantum Psikoloğu, Mentor, Etnopsikolog, ethnoglobus.az Uluslararası Online Analitik Merkezi Kurucusu
(Saha çalışmalarım ve araştırmalarım temelinde)
Bazı insanlar vardır ki, sadece nefes almaları bile toplumu birleştirmeye yeterlidir. Tüm Gürcistan Katolikos-Patriği II. İlya, Gürcü toplumunu birleştiren böyle bir isimdi. Gürcü mantalitesinin bir taşıyıcısı olarak II. İlya, her şeyden önce bir Gürcü, sonra bir Hristiyandır; daha doğrusu onda bu iki kavram tek bir potada erimiştir. Etnik bilinç, üzerine dini bilincin inşa edildiği daha derin bir bilinçaltı katmanıdır.
Gürcüler sayıca az bir halk olmalarına rağmen modern dünyada kendi devletlerine sahiptirler. Devlet olma bilinci, sadece sınırlar etrafında toplanmayı değil, aynı zamanda coğrafi sınırların ötesinde psiko-duygusal ve zihinsel bir aidiyeti de gerektirir.
Duygusallığı ön planda olan Gürcü etnosu, Ortodoks-Hristiyan katmanıyla derinlemesine bütünleşmiş tarihi köklerine sadıktır. Siyasi liderler nezdinde kendi idollerini kolayca yıkan bir toplumun, manevi karakterli nüfuzlu şahsiyetlere sahip olması gerekir; aksi takdirde paramparça olur. Sosyal yapı içindeki her toplum bir liderle yaşar; bu lider bazen ebeveynlerimiz, bazen amirlerimiz, bazen de devlet başkanlarıdır.
Bağımsızlık yılları boyunca Gürcü etnosu kaç lideri kabul etti, idolleştirdi ve sonra yıktı… Bunu kolayca yapabildi çünkü bilinçaltında II. İlya şahsındaki Gürcü Kilisesi gibi çok daha güçlü bir ruhsal-duygusal platforma dayanıyordu.
Sayıca az olan halklarda, kendi kimliklerini korumaya yönelik bilinçaltı bir hayatta kalma programı vardır. Bu halklar, farklı tarihi koşullarda kimliklerini muhafaza etmek için yüzyıllar boyunca bir omurga oluştururlar. Bir Gürcü, kendi içine bir yumak gibi kapanır ancak dışa dönük canlı duygusallığı onu ele verir.
O şikayet etmez; aksine toplumun çıkışı için koşullar yaratır, insanların imparatorluk düşüncesiyle eşit şartlarda uyum sağlaması için zemin hazırlar. Her zaman ideal olmayan “lider-idollerini” kolaylıkla yaratır ve aynı kolaylıkla kendi yarattığı bu idolü yıkar. Bu esnada bilinçaltındaki hayatta kalma programı devreye girer: Bu idol ruh ve tin ile değil, insan aklıyla yaratılmıştır (dolayısıyla vazgeçilebilir).
Gürcü toplumu, devletin yıkılmasından korkmadan, idolleri büyük bir özgüvenle yıkar. Kendi idollerini yaratıp yıkarken nefretle ikiye, üçe bölünebilir; ancak buna rağmen derin duygusal, ruhsal ve psikolojik birliğini kaybetmez. Gürcü Kilisesi ve ebediyete intikaliyle misyonunu zerre kadar zayıflatmayan II. İlya, işte bu yumuşak ama aynı zamanda sarsılmaz birleştirici faktördür.
Gürcü etnosu kendi tarihiyle, etno-kültürel ve dini-manevi kökleriyle bütünleşmiştir; dolayısıyla manevi birleştiricisini bundan sonra da ikonlaştırmaya devam edecektir.
















