Powered by Joomlamaster.org.uatogether with Joomstudio.com.ua

                                                                                                                         

                                                                                                                                                                                           Az (1) Ru (1) En (1)

Çərşənbə, 02 Avqust 2017 09:05

Bağımsız Kürdistan’a İran Ne Diyor?

Written by 
Rate this item
(0 votes)

​Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Irak’tan ayrılmayı öngören bağımsızlık referandumuna gitme kararı aldı. Bu referandumun 25 Eylül de yapılması kararlaştırıldı. Bu süreç içerisinde IKYB başkanı Mesut Barzani gerek Kuzey Irak’taki aktörlerle gerekse küresel ve bölgesel aktörlerle bir takım temaslar içine girerek bağımsız Kürdistan için ikna çabalarına girişti. Fakat Kuzey Irak Kürt Bölgesinde partiler içerisinde herhangi bir anlaşma sağlanabilmiş değil. Bugün Kuzey Irak’taki Kürt partilerinin bağımsızlığa karşı olmadıklar fakat referandumun ne zaman yapılacağına dair görüş ayrılıklarına düştüğü görülmektedir. Bu bağlamda Barzani bu partilerin her birinin kapılarını teker teker çalarak ikna çabasına girişmiştir.


​Bu süreçte içerisinde gözden kaçmayacak en önemli mesele istikrarın olmadığı Ortadoğu coğrafyasında bağımsız Kürdistan’a Türkiye ve İran’ın nasıl bir tepki vereceğidir. Bu bağlamda IKYB Dışişleri Bakanı Hoşyer Zebari’nin bu referanduma İran dışında hiçbir ülkenin karşı çıkmadığını söylemektedir. Zebari’nin bu açıklamaları ışığında incelediğinde 21 Haziran da Irak Başbakanı Haydar İbadi ile İran dini lideri Ali Hamaney bir araya gelmiş ve Hamaney Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını bu suretle IKYB’nin bağımsızlığına karşı olduklarını söylemiştir. Tarihsel süreç incelendiğinde İran, Irak Kürtleri ile her zaman iyi ilişkiler içinde olmuştur. Hatta Saddam’a karşı Kürtlere tam destek vermiştir. Fakat Irak’ın İran’a karşı bir tehdit oluşturmayacağı göz önünde tutulduğunda bu süreçten sonra Kürtleri desteklemesinin anlamı kalmamıştır.


​Ayrıca bağımsız Kürdistan’ın kurulması İran’dan ziyade daha çok ABD ve İsrail’in işine yarayacaktır. Bu süreçte yeni kurulan Kürdistan üzerinden İsrail gerekli enerji akışını sağlayacak ticari ilişkilerini geliştirecektir. Ayrıca ABD’nin İran’ı çevrelemesi konusunda yeni hat bağımsız Kürdistan’dan açılacaktır. Bununla birlikte İsrail’e karşı koz olarak kullanılan Hizbullah’ın neredeyse anlamı kalmayacaktır. Çünkü İran’ın Hizbullah üzerinden yapacağı tehdidi bu sefer İsrail bağımsız Kürdistan üzerinden gerçekleştirecektir. Bununla birlikte yeni kurulacak olan Kürdistan’da İsrail ve ABD yeni askeri üsler kurarak İran’ı tehdit edecektir. Aynı zamanda İran’da pasif durumda bulunan PJAK aktifleştirerek İran içine salınabilir. Bu suretle Tahran olaylarından sonra prestiji sarsılan ve ABD tarafından çevrelenen İran, bu sefer de terör olayları ile iç güvenliği ve sınır güvenliği tehlikeye girebilir. Böylece çevrelenen İran, istikarsızlaştırılabilir. Bu yüzden mevcut bağımsızlık olayının bölgede domino etkisi yaratacağını düşünen İran bu duruma karşı çıkar.


Bu arada ABD tarafının ve İsrail tarafının referandum sürecini desteklemesi İran cephesine rahatsızlık vermektedir. ABD başkanı Trump’ın eski danışmanlarından birisinin referandumdan çıkacak kararı destekleyeceğini söylemesi, İsrail Savunma Bakanı Lieberman’ın bağımsız Kürdistan’ı ilk tanıyacak ülkenin İsrail olacağını ifade etmesi, Tahran yönetimini düşündürmektedir.


Bu süreçte Tahran’ın bu duruma karşı bir dizi önlemler alması gerekmektedir. Bu suretle Tahran’ın ilk yapması gereken mesele Kuzey Irak’taki Kürt partileri arasında yaşanan ihtilafları kaşıması gerekmektedir. Bu sayede Kürt partileri arasındaki birliği bozarak referandum öncesi ilk atak faaliyetini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda Kuzey Irak’ta bağlantılı bulunduğu Goran Partisi üzerinden referandumu boykot ederek olumsuz propaganda yapması gerekmektedir. Bunun yanında KYB, Goran Partisi ile tehdit edilmelidir. Bu bağlamada incelendiğinde Goran Partisi’nin referandumun ertelenmesi gerektiğini söylerken, KYB yetkilileri Goran’ın ne istediğini bilmediğini söyleyerek tepki göstermektedir. Ayrıca Tahran yönetimi Goran üzerinden IKBY’nin siyasi erkine etki edebilir. Bununla birlikte bu siyasi müdahaleyi şansı Irak merkezi yönetimine verilecek destekle artırılmalıdır.


Tahran IKBY’ye siyasi baskının ardından askeri baskı da uygulamalıdır. Bu suretle devreye Haşdi Şabi birliklerini sokarak bölgede bir takım olumsuz propagandalar yapılmalıdır. Bu bağlamda Peşmerge’ye karşı Haşdi Şabi birlikleri modernize edilmeli eğitim desteği verilmelidir. Zira ABD eski Bağdat Büyükelçisi Peşmerge’nin Haşdi Şabi’den daha donanımlı ve modernize edilmiş halde olduğunu dile getirmiştir. Kürt kaynaklarından edinilen bilgilere göre Haşdi Şabi’nin Kürt bölgesinde birçok saldırı gerçekleştirdiğini ve olumsuz propagandalar yaptığı haberleri gelmektedir.


Bununla birlikte Tahran yönetimi halk üzerinde bir takım baskılar ve propagandalar yaparak referandumda halka hayır oyu kullandırmalıdır.
Ayrıca bölgedeki Şiileri devreye sokarak halk arasında bir takım olumsuz propagandalar yürütmelidir. Bu arada bölgedeki Şiilerinde bu durumdan memnun olmadığı gözlemlenmektedir. Irak Şii Ulusal Koalisyonu Başkanı Ammar Hekim, bu referandumun Irak’ta tsunami etkisi yaratacağını, IKBY’ nin bu referandum kararının gerek Irak gerekse IKBY anayasasına aykırı olduğunu söyleyerek, Iraklı Kürtleri tarihte iki sefer bu durumu oyladığını ve Irak Devleti çatısı altına yaşamaya karar verdiğini söylemiştir. Ayrıca 2003’ten beri Iraklı Kürtlerin topraklarını iki kat büyüttüğünü sözlerine eklemiştir. Mevcut açıklamalardan görüldüğü gibi durumdan Iraklı Şiilerin de rahatsız olmuştur. Bu suretle İran’ın mevcut kitleye destek vermesi şarttır.


Öte yandan bölgedeki Kürt Devleti diğer bölgesel bir güç olan ve bünyesinde çok sayıda Kürdü barındıran Türkiye içinde büyük bir tehdit unsurudur. Bölgede kurulacak olan Kürdistan’ın PKK açısından bir üs, sığınacak bir liman olması aşikardır. Bu bağlamda Türkiye yıllarca PKK ile askeri açıdan mücadele vermiş ve birçok tecrübe kazanmıştır. Bu suretle İran’ın Türkiye ile masaya oturarak ortak eylem planları hazırlaması ve ortak hareket etmesi şarttır. Bu sayede Türkiye’nin tecrübesinden faydalanarak mevcut durumun önüne geçilebilir.


İran’ın son olarak yapması gereken şey diplomatik faaliyetler yürüterek bu durumun önüne geçmektedir. Ayrıca BM gibi örgütlerin kapıları çalınabilir. Fakat bu durumun pek olumlu neticeler vermeyebilir. Zira Avrupa Parlamentosu (AP) Kürdistan Dostları Grubu Başkanı ve Dışilişkiler Komisyonu Sözcüsü Charles Tannock, Kürtlerin bağımsız devlete layık olduğunu söylemesi bu durumun açıkça göstergesidir.


​Ali Şahin/kafkassam

 
http://www.kafkassam.com/bagimsiz-kurdistana-iran-ne-diyor.html
Read 1536 times
Gulnara

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Mauris hendrerit justo a massa dapibus a vehicula tellus suscipit. Maecenas non elementum diam.

Website : smartaddons.com


XƏBƏR LENT

ƏN ÇOX OXUNAN XƏBƏRLƏR